Nevruz kimin bayramı? Nevruz bayramının kökleri

Asya halkları tarafından paylaşılamayan bir gün Nevruz ( yeni gün = yeniden doğuş) şenlikleri ve hepsi bunun kendi kültüründen kaynaklandığını öne sürüyor.

“Nevruz bir Sümer inanışıdır ve tüm toplumlara da Sümer’den yayılmıştır.”

Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, ‘Sümerliler Türklerin Bir Koludur : Sumer-Türk Kültür Bağları’ adlı çalışmasında, Türkler ile Sümerliler arasındaki kültür ve dil bağlantılarını bir araya getirerek “Sümerliler Türklerin Bir Koludur” diyor.

Batı ne biliyorsa önce doğudan öğrenmiş. daha sonra yine Türkler’in adeti olan ateş kültü eklenmiş diyen Muazzez İlmiye Çığ’ın Nevruz’a yönelik açıklamaları şöyle:

Sümer’in aşk tanrıçası İnanna Çoban tanrısı Dumuzi ile evlenir. Bir süre sonra tanrıça, kız kardeşi yeraltı tanrıçası Ereşkigal’i ziyarete gider. Yeraltına giden, kurala göre yeryüzüne çıkamaz. Tanrıça bunun kendisine uygulanacağını düşünemez ama yine her ihtimale karşı vezirine “eğer üç gün içinde dönemeyecek olursa tanrılar meclisine gidip kendisini kurtarmaları için yalvarmasını “ söyler.

İnanna ve Damuzi’nin hikayesinin anlatıldığı tablet. Eski Doğu Müzesi, İstanbul

“Gerçekten tanrıça geri dönmeyince veziri söyleneni yapar ve bilgelik tanrısı Enki’nin yardımı ile yeraltından çıkabilir, fakat tanrıça’nın, yerine birini bırakması gerek. Tanrıça ve yerine birini götürmek üzere gelen yeraltı cinleriyle, yerine gönderecek kişiyi bulmak için çıktıkları yeryüzünde dolaşmaya başlarlar. Tanrıçanın kaybolmasından bütün tanrılar çok üzgündür, kimseyi kıyamaz vermeye tanrıça. Kocasının bulunduğu yere geldiklerinde, Dumuzi’nin karısının yokluğundan hiç etkilenmemiş olarak tahtında yan gelip oturduğunu gören tanrıça, büyük bir kızgınlıkla “alın götürün bunu” der. Cinler yaka paça, vura döve tanrıyı götürürler yeraltına. Tanrı oradan çıkmak için bir hayli uğraşır ama bir türlü başaramaz. En sonunda Dumuzi’nin kız kardeşi rüya tanrıçası tanrılar meclisine giderek kardeşi yerine yarım yıl yer altında kalmayı kabul eder ve böylece Dumuzi yarım yıl için yeryüzüne çıkar ve karısı ile birleşir. Bu birleşmeden yeryüzüne büyük bolluk gelir. Tahıllar büyür, hayvanlar yumurtlar, doğurur. Bu tam baharın başladığı gün ve gecenin ayni uzunlukta olduğu günlere rastlar. Bu birleşmeyi zamanın kralı ile bir baş rahibeyi evlendirerek büyük şenliklerle kutlar Sumerliler. Bu şenlikte Sumer ozanları, müzisyenleri tanrının ağzından tanrıçaya, tanrıçanın ağzından tanrıya, onların yerine kral ve rahibenin birbirlerine çeşitli sazlar eşliğinde açık saçık şiirler, şarkılar söylemişler.”

İnanna ve Dumuzin’in evliliğinin eski bir Sümer tasviri

Bu törenlerin Filistin’e geçerek kral Süleyman zamanında kutlandığını, onun zamanında yazılan Sumer şiirlerine benzer şiirleri, Tevrat Neşideler Neşidesi Bab 2:5-6 de bulmamızdan anlıyoruz:

“Kuru üzümle bana kuvvet verin, elma ile canlandırın!

Çünkü aşk hastasıyım ben,

Sol eli başımın altında olsun,

Sağ eli beni kucaklasın!”

Sümer’de:

“Sevgilim kalbimin adamı,

Sağ elini kadınlık organıma koydun,

Sol elin başımı okşadı,

Ağzımı ağzına dayadın,

Dudaklarımı başına bastırdın”. (Bu şiirlerin daha fazlası için : Muazzez İlmiye Çığ. Kuran ,İncil ve Tevrat’ın Sumerdeki kökeni s.71-73, Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği s.64 Süleyman’ın Şarkılar Şarkısı)

İşte Dumuzi’nin yer altından çıkışı, tanrıça İnanna ile birleşmesi, bunun sonucu ortalığa bereket gelmesi, bütün Asya halkları arasında “yeni bir gün” Nevruz olarak kutlanmış. Bu bir taraftan yeniden doğuşu, diğer taraftan bolluğu bereketi simgeliyor.

Bu kutlama, Sümerlerden sonra bölgeye hâkim olacak Yahudilerde de devam etmiş, Tevrat’ın Neşideler Neşidesinde de Sümer şiirlerine benzer şiirlerle Nevruz kutlamalarına ait güzellemeler yazıldığı görülmüştür.

Bu kutlamalar Anadolu’da ve bazı Turani topluluklarda kutlanan Hıdırellez kültü olarak da devam etmektedir. Hızır ile İlyas Peygamberin birleşmesi olarak algılanan bu gecede iki yıldızın birleşmesi beklenir. Bu iki yıldız Dumuzi’yi simgeleyen Çoban Yıldızı ile Tanrıça İnanna’yı simgeleyen Venüs yıldızıdır. 

Kullanılan Kaynaklar:

Yorum bırakın