“Türk” adını taşıyan ilk devletimiz de MÖ 3. Binyılda Anadolu’da

Yazılı belgelere göre hüküm vermek gerekirse, Türk tarihinin en azından 5000 yıllık bir geçmişi vardır. Ancak arkeolojik delilleri de dikkate aldığımız takdirde, 8000 yıllık bir geçmişten söz edilebilir (Memiş, 2009 b, s. 65).

Türk tarihinin yaklaşık 8000 yıllık bir geçmişi olduğunu kanıtlayan bilgi ve bulgular Orta Asya’dan değil, Anadolu’dan gelmiştir. Çünkü Anadolu’da MÖ 6. Binyıldan itibaren Türk kültürünün izlerini görmek mümkündür. Üstelik az önce de ifade ettiğimiz gibi, “Türk” adını taşıyan ilk devletimiz de MS 6. yüzyıl ortalarında Orta Asya’da kurulan Göktürk Devleti değildir. Çivi yazılı Akkad metinlerden öğrenildiğine göre, MÖ
2250’lerde Akkad kralı Naram-Sin’e karşı mücadele eden ve 17 şehir devletinden oluşan Anadolulu koalisyonun içinde Türki Krallığı adıyla anılan bir Türk krallığı vardır (Memiş, 2020, s.22-23; Memiş, 1988, s. 37).

Üstelik MÖ 2. Binyılın ilk çeyreğine tarihlenen çivi yazılı Mari arşivi vesikalarında da “Turukkular” şeklinde onlarca kez Türkler’in adına rastlanmaktadır (Bayram, 1989, s.92-107). Eski Asur krallarından I. Şamşi Adad’ın ve Babil kralı Hammurabi’nin de isimlerinin geçtiği bu metinlerden öğrenildiğine göre, son derece savaşçı bir kavim oldukları anlaşılan Turukkular, ağırlıklı olarak bugünkü İran-Irak-Türkiye üçgeninde yaşamakta idiler. Proto Türk kavimlerinden biri olan ve Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya toprakları üzerinde yaşayan Hurriler’in (Alpman, 1981-1982, s. 283-313; Erzen, 1986, s. 15-20; Memiş, 2020, s.38-42) de MÖ 6000’lerden itibaren yukarıda bahsi geçen bölgelerde var oldukları gerçeği dikkate alınacak olursa, Türkler’in en az 8000 yıldan beri bu topraklarda yaşadıkları ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi “Türk” adını taşıyan en eski devletlerini de Anadolu toprakları üzerinde kurdukları sonucu ortaya çıkar (Memiş, 2009 b, s. 135).

Konumuz olan M.Ö. 3. Binyıl Anadolu’da Türk Krallığı’na geri dönelim. Eskiçağın ilk sömürgeci imparatorluğu olmayı başaran Akkadlar, Anadolu üzerine düzenlemiş oldukları seferler hakkında bize ayrıntılı raporlar sunmaktadırlar. Bu raporlardan biri, Akkad imparatorlarından Naram-Sin’in M.Ö. 2200’lerde Anadolu’ya yapmış olduğu askeri bir seferi anlatmaktadır. “Şartamhari Metinleri” adıyla anılan bu yazılı raporda, adı geçen Akkad imparatorunun Sedir Ormanları’nı (Amanoslar) ve Gümüş Dağları’nı (Toroslar) aşarak Anadolu’ya girdiği ve Hatti kralı Pampa’nın önderliğindeki 17 şehir devletinden oluşan Anadolu koalisyonuna karşı savaştığı anlatılır.

Şartamhari metinlerinin Hattuşaş arşivinde ele geçirilen, ilk 7 satırı kırık olup, metin, 8. satırdan itibaren şöyle devam etmektedir:

  1. Bana karşı bütün memleketler isyan ettiler.
  2. Guşua kralı Anmanailu, Pakki kralı Bumanailu
  3. Ulluwi (Ullama) kralı Lupanailu, sonra.. kralı inmipailu
  4. Hatti kralı Pampa, Kaniş kralı Zipani….kralı Nur-Dagan
  5. Amurru kralı Huwaruvaş, Paraşi kralı Tişenki
  6. Armanu kralı Mudakina, Sedir dağları kralı İşgippu
  7. Larak kralı Ur-Larak, Nikku kralı Ur-Banda
  8. Türki kralı İlşu-Nail, Kuşaura kralı Tişkinki
  9. Toplam 17 kral, ki onlar savaşa girdiler ve ben onları vurdum
  10. Hurrilere karşı bütün orduyu seferber ettim ve sonra (tanrılara) şarap takdim ettim.
  11. O zaman savaşçılarıma, binlerce düşman askeri hiç mukavemet etmedi.

Görülüyor ki bu metin, Anadolu kökenli olmamakla beraber, Anadolu hakkında bilgi veren en eski yazılı vesikadır. Bu metinden anlaşıldığı kadarıyla, M.Ö. 3. binyılın sonlarında Anadolu’da büyük bir devlet yoktu. Ancak, her şehirde küçük bir krallık hüküm sürmekte idi. Aralarında hâkimiyet mücadelesi yaptıklarına şüphe olmayan bu şehir devletleri, dıştan gelen tehlikeler karşısında, içlerindeki en güçlü şehir kralının liderliği altında birleşerek, tek bir güç halinde mücadele etmesini de biliyorlardı. Gerçekten, bu vesikada da belirtildiği üzere, Akkad imparatoru Naram-Sin, 17 Anadolu kralının oluşturduğu koalisyona karşı savaşmış ve onları mağlup etmişti. Bu krallardan biri de metnin 15. satırında geçen Türki kralı İlşu-Nail’di. Burada geçen “Türki” kelimesinin Türk olduğuna şüphe olmadığı gibi, İlşu-Nail ismi de kulağa pek yabancı gelmemektedir.

Demek ki, günümüzden yaklaşık olarak 4200 yıl önce Anadolu’da değişik ırklardan muhtelif kavimler yaşamakta olup, bunlardan biri de Asya kökenli Türk kavmi idi.

Referanslar:

Memiş, E. (2008). Etrüsk kavminin oluşumunda Troyalılar’ın ve İskitler’in (Sakalar) rolü. Tarihten Bir Kesit: Etrüskler Sempozyum Bildirileri, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını,107-112.

Memiş, E. (2009 a). Eskiçağ tarihinde Doğu-Batı mücadelesi. Konya: Çizgi Kitabevi Yayını.

Memiş, E. / KAÜSBED, 2022; 29; 343-363.

Yorum bırakın