Bu insanlar hikaye değil. Biri İsveç tarihçiliğinin babası (1707-1787): Sven Bring. İlk İsveç tarihini yazıyor. Lund üniversitesi rektörü. Yaptığı çalışmalardan ötürü Krallık ona soyluluk unvanı veriyor, Lagerbring oluyor. Öteki İzlanda destanlarının babası: Snorre Sturlesson. İkisi de açık açık “Biz Türküz” diyorlar.


“Bizim atalarımız Oden’in yoldaşları Türklerdir. Bu konuda elimizde yeterli kanıt var… Liderlerimiz rahatlıkla atalarımızı Türkler ve Tatarlar olarak gösteriyorlar. Ancak bazı dürüst kişilerin ve hatta asil kişilerin buna öfkelendiklerini biliyorum. Onlar bu kökeni yeterince onur verici bulmuyorlar. Bir tarihçinin en önde gelen rehberi ve amacı gerçektir: bu şekilde onur kazanmak çok daha iyidir. Kendini ve yandaşlarını yalanlarla kandırmak; işte asıl bu tuhaf bir onursuzluktur. Bir de kim Türklerin öteki haklardan daha onursuz bir halk olduğunu söyleyebilir ki? Eğer onur sağlayan koşullar olarak zaferler ve ülke fetihleri görülüyorsa ki yapılan kabaca budur; Türkler ve Tatarlar kadar bu koşulları yerine getiren halk fazla değildir…
Onur verici olup olmadığı endişesi olmadan söyleyelim, Oden ve yanındakiler Türk’tüler. Bu tümceyi olduğu gibi kabulleniyorsak ya da hiç değilse mümkün görüyorsak bunun sonucu olarak İsveççede de Türkçeyle benzerlikler görmemiz kaçınılmazdır…
Türkler diğer pek çok akraba halklar gibi göçebeydiler. Büyük bir olasılıkla o nedenle “gezgin göçer” anlamındaki İbranice schut sözcüğünden esinlenerek schyther (İskitler) olarak anılmışlardır… Oden önce Almanya’da durdu. Oradan Danimarka’ya geçti ve İsveç’te durdu… Bu Sturlesson’un kendi anlatısıdır ve Almanca, Danca ve İsveççenin temelde aynı dil olduğu konusunda tam bir neden sunar. İngilterelilerin atası Anglosaxonların kökeni de aynı şekilde Oden’e uzanır. Onların dilleri de aynı Asyalıların ve Türklerin dilinin bir dalıdır.”
